18 ülkeden 900 genç ırkçılığa ve Faşizme karşı Avusturya’da bir araya geldi!
Dünyanın 18 ülkesinden gençlerin katılımıyla, 29. uluslararası, antifaşist, antiemperyalist ve kampı başladı. Dün sıcak hava ortamında alana varış ve kamp hayatının kurulumu tamamlandıktan sonra, programın asıl başlangıcı gerçekleşti.
Ilk olarak IJV (Uluslararası Gençlik Birliği) ve DIDF Gençliği’nden Roylan ve Hugo, ev sahibi kuruluşlar adına yaklaşık 900 katılımcıyı selamladı ve konuşmalarında, dünya çapında gençleri ayıran şeylerden çok birleştiren şeylerin daha fazla olduğunu vurguladılar. Bu sırada, son dönemlerde gençlik kitlelerine karşı uygulanan politikalar ve değişikliklere de değinildi. İster dünyanın çeşitli bölgelerinde, özellikle Orta Doğu’da yaşanan savaşlar olsun, ister dünyanın birçok ülkesinde yaşam ve çalışma koşullarına yönelik saldırılar olsun, gençlerin saldırılardan en yoğun bir şekilde etkilendiği ve bu gelişmelere karşı direnen gençlerin sayısının giderek arttığı vurgulandı. “55.000 kişinin zorunlu askerlik karşıtı, 100.000 kişinin ise Gazze desteği için sokaklara dökülmesi bir tesadüf değildir.” Aynı zamanda, bunun kendiliğinden gerçekleşmediğinin, bu mücadeleleri ileriye taşıyacak insanlara ihtiyaç duyulduğunun da altını çizdiler.
Gençler konuşmalarında şöyle devam etti. „Yaz kampına katılım, bu yönde atılan önemli adımlardan biridir; önümüzdeki on gün, bu mücadeleleri birlikte planlamak ve kampın ardından daha fazla gencin katılımıyla bu mücadeleleri ilerletmek için değerlendirilmelidir.“ Kampa katılan uluslararası heyetlerin temsilcileri de konuşmalarında şuna dikkat çekti: Bu mücadeleler tek bir ülkedeki gençlerin meselesi değildir; aksine, tüm dünyada birbirimizle dayanışma içinde yürütülmelidir. Böylece kampın uluslararası karakterinin büyük önemi ve benzersizliği de vurgulanmış oldu; bu karakter, kampın ilk gününün günlük yaşamında her ortamda hissedilebiliyordu. İster yemek dağıtımında farklı dillerin konuşulması, ister kamp alanında farklı ülkelerden gelen müziklerin veya sloganların duyulması olsun, kampın uluslararası karekteri gençlerde hem merak, hem ilgi çekiyor.
Bu atmosfer, özellikle öğle saatlerinde düzenlenen ve “Dünya çapında gençliğin durumu ve mücadelesi” konulu kampın ilk panelinde belirgin bir şekilde hissedildi. Brezilya, Türkiye ve Almanya’dan gelen temsilcilerin sözlerini vurgulamak için defalarca mücadeleci sloganlar attıldı. Podyumda sadece çeşitli ülkelerdeki savaş, yoksulluk ve baskıya karşı mücadelelerden bahsedilmedi, aynı zamanda özellikle gençlere yönelik saldırılardaki ortak noktalar da öne çıkarıldı. Brezilya’daki üniversite kontenjanlarının ciddi yetersizliği, Türkiye’de demokratik haklara yönelik saldırı ya da Almanya’da zorunlu askerlik uygulamasının kademeli olarak yürürlüğe konması gibi tüm bu sorunlar birbirinden bağımsız değil, uluslararası rekabetin keskinleşmesinin bir sonucudur. Bu rekabet dünyanın hiçbir ülkesinden geçip gitmiyor; bu da uluslararası dayanışmayı güçlendirmeyi her zamankinden daha acil hale getiriyor.
Kampın açılışı bu yönde atılan ilk önemli adımdı ve önümüzdeki günlerde bu adımın üzerine devam edeceğiz. Attersee’de bugüne kadar düzenlenen en büyük yaz kampının başlangıcı son derece başarılı geçti ve önümüzdeki on gün boyunca burada birlikte ne kadar büyük bir güç geliştirilebileceğine dair bir fikir veriyor!
