1 MAYIS’TA ALANLARA

Foto: DIDF

İşçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs’ta; daha iyi ücret, güvenli iş yerleri, ödenebilir konut, barış ve herkes için onurlu bir yaşam için bir kez daha alanlara çıkıyoruz. Sahip olduğumuz sosyal haklara yönelik saldırı planlarına karşı bu yıl 1 Mayıs’ı güçlü geçirmek büyük bir önem taşıyor. Türkiye kökenli işçi ve emekçiler olarak artan hayat pahalılığına, savaş hazırlıklarına, militarizme karşı alanlarda yerimizi alalım.

İşbaşındaki CDU/CSU-SPD koalisyon hükümeti tarafından son aylarda sıkça dile getirilen „reform“ çağrıları daha fazla hak gaspı, kısıtlama, işten atma ve yoksulluk anlamına geliyor. Süreli sözleşmeler, haftalık çalışma saatlerinin uzatılması, reel ücretlerin düşürülmesi, emeklilik yaşının yükseltilmesi dayatılırken, bütçe açığının yükü biz emekçilerin sırtına bindiriliyor.

1 Mayıs’ta buna hayır demek için sokağa çıkıyoruz.

Görünen o ki hükümet, işverenlerle el ele vererek biz işçilerin mücadeleyle kazanılmış 8 saatlik iş günü, grev hakkı, tatiller günleri, hastalık durumunda ücretli izin ve daha fazlasını kısıtlamaya karar vermiş durumda.

Volkswagen (VW) gibi dev şirketler on binlerce işçiyi işten çıkarmayı planladığı dönemde hissedarlarına milyarlarca euro dağıtıyor ve bizim sırtımızdan tasarruf ediyorlar. Alman Borsası’ndaki en büyük tekeller yıllarca kârlarına kâr katarken bizler yoksullaştık. Sadece 2024‘te net kârları 110 milyar euronun üzerindeydi. Krizin yükünü biz işçilerin taşıması bekleniyor.

1 Mayıs’ta bunu kabul etmediğimizi bir kez daha haykıracağız!

Hükümet ve sermaye sürekli bizlerden feragat etmemizi istiyor. Bunu en somut örneği fahiş düzeyde artan benzin fiyatlarında görüyoruz. Akaryakıt fiyatlarının artmasının sorumlusu biz değiliz. Bu nedenle faturasını da biz ödemek istemiyoruz. Devlet ve enerji tekelleri faturayı üstlenmeli, aşırı kâr sağlayan tekeller daha fazla vergi ödemelidir.

„Almanya’da çok az çalışılıyor“ veya „Lüks yarı zamanlı çalışmaya (lifestyle-teilzeit) son“ gibi söylemler hükümet ve sermaye temsilcileri tarafından bilinçli olarak öne çıkarılıyor. Geçtiğimiz yıl 1,2 milyar saat fazla mesai yapıldığı ve bunun 640 milyon saatinin ödenmediği gerçeği ise tamamen gizleniyor. Bu söylemler tesadüf değil.

Haklarımıza ve çalışma koşullarımıza yönelik yeni saldırılara karşı sesimizi yükseltmek için 1 Mayıs’ta alanlardayız.

Hükümet daha fazla silahlanmaya ve savaşa odaklanmış durumda. Eğitim, sosyal altyapı ve kamu hizmetlerinde kesintiye gidilirken, orduya milyarlar yatırılıyor. Bu politika biz çalışanların çıkarlarına değil, şirketlerin ve silah üretimine odaklanan tekellerin çıkarlarına hizmet ediyor. Silahlanma toplumsal bir refah yaratmaz; kaynakları tüketir, çatışmaları körükler ve bizlerin yaşamını güvensiz hale getirir. Silahlara yatırım yapmak yerine geleceğimize yatırım yapmalıyız. Daha fazla iş yerlerine, sosyal güvenceye ve herkes için insanca yaşanabilir bir ülkeye ihtiyacımız olduğunu haykırmak için 1 Mayıs’ta alanlarda olacağız.

BÖLÜNMEMİZE İZİN VERMEYECEĞİZ

Özellikle göçmen kökenli işçi ve emekçiler olarak bu politikaların etkilerini derinden hissediyoruz. Yaşam ve çalışma koşullarımız kötüleşirken, bizi bölmeye ve birbirimize düşürmeye çalışıyorlar.

İş yerlerindeki pek çok iş arkadaşımız bu propagandadan etkileniyor. Sosyal sorunlar, çalışma ve yaşam koşullarına yönelik saldırıların bir bölümünün faturası göçmenlere ve mültecilere kesiliyor. Sanki „sosyal devletten“ en çok göçmenler faydalanıyormuş gibi bir algı yaratılıyor. Oysa rakamlar tam tersini gösteriyor. Göçmenler, ortalamanın üzerinde bir oranla düşük ücretli ve güvencesiz işlerde çalışıyor. Önyargılar körüklenerek farklı ulusal kökenlerden gelen emekçilerin karşı karşıya getirilmesine hayır demek için 1 Mayıs’ta alanlara çıkalım.

Bizi bölmelerine izin vermeyeceğiz! İş yerinde, sokakta ve sendikalarda yan yana mücadele ediyoruz. Son toplu iş sözleşmeleri sırasında gücümüzü gösterdik. On binlerce emekçi ayağa kalktı, grev yaptı ve aşırı sağa karşı sokağa çıktı. Bu gücü 1 Mayıs’ta yeniden alanlarda gösterelim. Dayanışma içinde ve mücadeleci bir ruhla daha yüksek ücretler, güvenli iş yerleri için; savaşa, silahlanmaya ve milliyetçiliğe karşı 1 Mayıs’ta alanlara çıkalım.

Haydi 1 Mayıs’ta alanlara!